Bahçeli: israil bölgeyi adeta cehenneme çevirdi
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, israilin Ortadoğu’daki saldırgan politikalarını eleştirdi. Bahçeli "israil bölgeyi cehenneme çeviriyor. Ortadoğu'da bir rejim değişecekse o israil olmalıdır." ifadelerini kullandı.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli "Dünya çelişkili bir dönemden geçiyor. Bir yanda adalet isteyenler bir yanda zalimler var. Emperyalist güçler, insani duyarlılıkları ve uluslararası kuralları yok sayarak ya da ortadan kaldırarak kendi imtiyaz ağlarını genişletme çabası içindedir. Teknolojik ve ekonomik hakimiyetin sağladığı üstünlükle hedef alınan ülkelerde etnik ve dini unsurlar, istikrarsızlaştırmanın en önemli araçları ya da iş birliği aktörleri olarak kullanılmaktadır. Maalesef bu gelişmeler Müslüman coğrafyaların adeta kaderi haline gelmiştir. Bölgemizde yaratılan nobranlığın, barbarlığın ve emperyalist heves ile emellerin önemli sebeplerinden biri de bundan yüz yıl önce kurgulanan, haritaların emperyalist masalarda çizildiği ve mazlum halkların sömürgeci canilere meze yapılmak istendiği Sykes-Picot düzeninin revize edilerek yeniden bölgemizde ve dünyada hakim kılınması arzusudur. Aktörler ve araçlar değişse de taraflar ve emeller hiç değişmemektedir." ifadelerini kullandı.
"israil hem bölgenin hem dünyanın huzur ve istikrarı için ciddi bir tehlike ve tehdittir"
Bahçeli "israil hem bölgenin hem dünyanın huzur ve istikrarı için ciddi bir tehlike ve tehdittir. Bir yanda iyilik ve merhametin hayat bulması için çabalayan, dünyayı huzurun adaletin donattığı cennet kılmaya uğraşanlar; diğer yanda mazlum ve masumlara zulmederek yer yüzünü cehenneme çevirmek isteyenler var. İkinci çeyreğine girdiğimiz yüzyıl uluslararası terörizm, savaşlar, iç karışıklıklar, hukuka aykırı çifte standartlar gibi sorunlarla birlikte ilerlemektedir" ifadelerini kullandı.
"Uluslararası toplumu sağduyuya davet ediyoruz"
ABD ve işgalci rejimin İran’a yönelik saldırılarını da değerlendiren Bahçeli "ABD ve israil her canı istediğinde İran’a ya da tahakküm altına girmeyi reddeden herhangi bir başka ülkeye saldırma hakkına sahip değildir, olmamalıdır. Hürmüz Boğazı başta olmak üzere kritik deniz yollarının tehlikeye girmesi enerji arzında ciddi kırılmalara neden olurken bu durum şimdiden küresel sistemi derinden sarsmaya başlamıştır. Uluslararası toplumu sağduyuya davet ediyoruz. Bu savaşın kazananı olmayacaktır" dedi.
"Ortadoğu’da bir rejim değişecekse o israil olmalıdır"
Bahçeli "Artık israilin Netanyahu’ya mahkum ve mecbur olmadığının yüksek sesle haykırılmasının zamanının geldiğini düşünüyorum. Ortadoğu’da bir rejim değişecekse o israil olmalıdır. ‘Savaşları bitireceğim’ diye iktidara gelen Trump, tamiri zor bir yıkım meydana getirmiştir. Şimdi de savaşı bir sahte zafer ilanı ile bitirme telaşındadır. Böyle bir ABD’nin düzen, refah vadetmediği ortadadır." dedi.
"siyonist zalimliğe karşı İran halkının yanında durma zamanıdır"
Bahçeli son olarak şunları söyledi: "Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Trump'ın kendi ülkesi dahil birçok ülkedeki savaş karşıtı protestoları dikkate alarak Netanyahu'yu ve İsraili sınırlandırması zorunluluk halini almıştır. Savaşları bitireceğim diyerek iktidara gelen Trump, bu savaşla kapanmayacak bir yara ve tamiri zor bir yıkım meydana getirmiştir. Trump, 340 milyonluk Amerika Birleşik Devletleri'ni 10 milyonluk israilin kan emici Başbakanı Netanyahu'nun kuyruğuna takmış ve tüm bölgeyi felakete sürüklemiştir. Şimdi de savaşı sahte bir zafer ilanıyla bitirmenin arayışı içindedir. Böyle bir Amerika'nın büyük Amerika olamayacağı açıktır. Böyle bir Amerika'nın dünya barışı, düzeni, istikrarı ve refahı vadetmediği ortadadır. Ortaya çıkan bu çarpık düzenin sahiplerinin yaşattıklarını bir gün mutlaka kendilerinin de yaşayacakları beklenen bir durumdur. Tüm bu cüretkar ve hesapsız saldırılar sürerken Türkiye olarak ayağımızı sağlam Anadolu'ya bastığımızı, gözümüzün ve kulağımızın ise Tebriz'de, Urumiye'de, Hemedan'da, Kerkük'te, Musul'da ve Erbil'de olduğunu dost da düşman da bilmelidir. Bizim için sadece bir komşu değil, din ve dil kardeşlerimizin ülkesidir. Tuğrul Bey'in Selçuklusu, Uzun Hasan'ın Akkoyunlusu, Nadir Şah'ın Afşarlısı, Şah İsmail'in Safevisi, İran bizim için Halaç'tır, Türkmen'dir, Kaşkay'dır. Türk'üyle, Fars'ıyla, Kürt'üyle ve Arap'ıyla kardeştir. Zaman, geçmişte yapılan yanlışlıkları, komşuluk ve kardeşlik hukukuna uymayan davranışları ve kendi içindeki hak mahrumiyetlerini bir kenara bırakıp bu ahlaksız saldırı karşısında haktan ve hukuktan yana olmak ve siyonist zalimliğe karşı İran halkının yanında durma zamanıdır. Çocukları öldüren, Gazze'yi on binlerce bombayla, füzeyle yok eden, Kudüs'te mukaddeslerimize el süren, Lübnan'ı tarumar eden, İslam ülkelerini birbirine düşüren bu şer ve fesat ittifakının karşısında durmak için insan olmak yeterlidir." (İLKHA)